Dr. Öğr. Üyesi Oruç YUNUSOĞLU

Tarih: 22.02.2026 01:56

Zayıflama İlaçları Gündemde: Bilimsel Çerçeve Ne Söylüyor?

Facebook Twitter Linked-in

Son dönemde kamuoyunda sıkça konuşulan ve sosyal medyada geniş yer bulan yeni nesil kilo kontrol ilaçları, beklenti kadar tartışmayı da beraberinde getiriyor. Uzmanlar ise konunun yalnızca “irade” meselesi olarak ele alınamayacağını vurguluyor.

Hangi ilaçlardan söz ediliyor?

Gündemdeki tedaviler, GLP-1 reseptör agonisti olarak bilinen Semaglutid ve Liraglutid etken maddelerini içeriyor. Bu ilaçlar başlangıçta tip 2 diyabet tedavisinde kullanılırken, kilo kontrolü üzerindeki etkileri nedeniyle obezite alanında da değerlendirilmeye başlandı.

GLP-1 nedir, nasıl etki eder?

GLP-1 (Glucagon-Like Peptide-1), normalde bağırsaklardan salgılanan ve “inkretin” olarak adlandırılan bir hormondur. Yemek sonrası insülin salınımını artırır, glukagonu baskılar ve mide boşalmasını yavaşlatır. Bu etkiler kan şekeri kontrolüne katkı sağlar.

Ancak mesele bununla sınırlı değil.

GLP-1 sinyalleri vagus siniri aracılığıyla ve kan-beyin bariyerini aşabilen yollar üzerinden hipotalamus başta olmak üzere beynin iştah ve ödül merkezlerine ulaşır. Bu nedenle söz konusu ilaçlar yalnızca “daha az yemek” üzerinden değil, yeme davranışının motivasyonel ve hazla ilişkili bileşenleri üzerinden de etki gösterebilir.

Başka bir ifadeyle, bu yaklaşım klasik diyet uygulamalarından farklı olarak biyolojik düzenleyici mekanizmaları hedefler.

Beyin kilo kaybına nasıl yanıt verir?

İnsan beyni enerji dengesini korumaya programlıdır. Kilo kaybı başladığında:

Bu süreç halk arasında “kıtlık alarmı” olarak tanımlanabilecek bir karşı düzenleme mekanizmasını devreye sokar. İştah artışı ve metabolik yavaşlama bu yanıtın parçasıdır. GLP-1 agonistlerinin bu karşı mekanizmaları belirli ölçüde baskılayabildiği düşünülmektedir. Bu da kilo kaybının yalnızca periferik değil, merkezi sinir sistemi aracılı bir düzenleme süreci olduğunu gösterir.

Yan etkiler ve bilinmeyenler

Her farmakolojik ajan gibi bu ilaçların da yan etkileri ve kullanılmaması gereken durumları vardır. En sık bildirilen sorunlar arasında bulantı, kusma ve gastrointestinal yakınmalar yer alır. Ayrıca nispeten yeni tedaviler oldukları için uzun dönem güvenlilik verileri halen birikmektedir.

Kimler kullanmalı?

Uzman görüşüne göre bu ilaçlar:

kullanılmalıdır.

Kozmetik kaygılarla ya da sosyal medya etkisiyle reçetesiz temin edilerek kullanılması ciddi sağlık riskleri doğurabilir. Reçetesiz kullanımın önlenmesi ve ilaca erişimin tıbbi rapor koşuluna bağlanması, halk sağlığı açısından önemli görülmektedir.

Kilo yönetimi basit bir mesele değil

Kilo kontrolü; metabolik, hormonal, psikolojik ve nörobiyolojik boyutları olan karmaşık bir süreçtir. Bu nedenle konunun yalnızca “az ye, çok hareket et” yaklaşımıyla açıklanması bilimsel gerçekliği yansıtmaz.

Sosyal medyada hızla yayılan kısa ve yüzeysel anlatımların aksine, bu tedaviler çok katmanlı biyolojik mekanizmalar üzerinden etki eder ve mutlaka uzman denetiminde değerlendirilmelidir.

Uzmanlar, popülerleşen bu yaklaşımın heyecan verici olmakla birlikte dikkatli, ölçülü ve bilimsel zeminde ele alınması gerektiğini hatırlatıyor.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —