Küçük olaylar aslında büyük işlerin minyatürüdür ve tarih herzaman tekerrür eder.
Eğer bir konu da haklı isek hakkımızı sonuna kadar aramalıyız.
Buyrun size yaşadığım bir olayı daha anlatayım.
Ilkokul 5. sınıftayım. Cavit isminde yaşlı ve kendince doğruları olduğunu sanan bir sınıf hocamız var. 2. Ders başlamak üzere ve sınıf başkanı konuşan ve yaramazlık yapanları tahtaya yazıyor. (Bu birbirini satmanın provası )
O günde çoğu öğrenci yaramazlık yaptı. Başkan da hepsini tahtaya büyük ve çirkin yazısı ile yazdı.
Cavit hoca sınıfa geldiğinde baktı ki tahta isim dolu; "hepiniz ceza alacaksınız" dedi.
Sonra da sınıfı ikiye ayırdı, herkesin karşısına bir arkadaşı gelecek şekilde tahtanın önüne dizdi.
"Evettt , şimdi herkes arkadaşının eline vursun." dedi. (bu da gerekirse sevdiklerinizi acıtabilirsinizin provası)
-- "Sesi duyacam,hızlı vurun."
Arkadaşlarım başladılar birer birer kendi arkadaşlarının eline tahta cetvel ile vurmaya. Sıra bana geldi öğretmen; "hadi vur" dedi.
--"Hayır vurmuycam" dedim.... Kızdı
"Vur diyorum" dedi.
--Ben de "vurmuycam" dedim ve başladım ağlamaya. Öğretmen biraz daha bağırarak;
"Vur yoksa ben sana vururum" dedi.
--"Vurursanız vurun. Ben vurmuycam" dedim.
Sonra arkadaşıma döndü ve "önce sen vur" dedi.
Ben elimi açtım; arkadaşım öyle bir vurdu ki elim kızardı ama hiç acımadı. Sonra tekrar bana döndü. "Vur şimdi" dedi.
Ben ise sakince
--"Hayırrr vurmuycam" dedim ve vurmadım. "Benim suçum yok, cezayı da hak etmiyorum" dedim.
Hoca vazgeçti vazgeçmesine de ben ağlamaya başlamıştım bir kere. Tüm ders boyunca ağladım.
Sonra 3.ders,4.ders,5.ders sürekli ağlıyorum. Ama öyle kız gibi değil hüngür hüngür. Hoca beni susturamıyor.
5. Ders de bitti. Eve gidecem ama gidemiyorum ağlamaktan.
Sınıfta sadece ben ve cavit hoca kaldık. Yanıma geldi. Ellerimi aldı eline ve "özür dilerim kızım" dedi ve öptü. Arkadaşımın vurduğu yeri öptü. "Geçti mi" dedi.
"Orası acımıyor ki burası acıyor" deyip sol yanımı gösterdim.
Cavit hoca; "Kızım dedi sen bana öyle bir ders verdin ki şimdiye kadar hiç böyle hmemiştim. Tekrar özür dilerim, affet" dedi.
Son özrü içtendi ve beni susturdu. Eve geldim annem "ne oldu sana gözlerin şişmiş" dedi. "Boşver anne" dedim ve salona gidip gece yatana kadar ders çalıştım.
Ancak sabah uyandığımda kendime gelmiş ve haksızlık karşısında susmadığım için mutlu hmiştim.
Peki neden anlattım bunu;
Her zaman birileri sizi kavga ettirmeye çalışacaktır. Tıpkı şimdiki gibi; yıllarca kardeş olarak yaşayan Kürt ve Türk halkını kavga ettirmeye çalıştıkları gibi. Haklı olduğunuz her durumda hakkınızı sonuna kadar arayın, gerekirse yarışa girin ama arayın ve alın.
Tek suçları bu zengin coğrafyada yaşamak olan bu iki halkın gençleri birbirine düşürülmeye çalışıldı. Bir çok Türk ve Kürt genç bu uğurda daha hayatlarının baharında göç etti öteki aleme. Ister "kandırıldı" deyin ister "kendi istedi" fark etmez. Sonuç değişmiyor. Kaybeden bu coğrayfa oluyor. Ellerini ovuşturarak buraya yerleşmeyi planlayanlar bilsinler ki ASLA BASARAMAYACAKLAR.
Bu iki halk gerçek barış ve demokrasiyi yıllar önce bulduğu gibi, tekrar bulacak ve tüm dünyaya birlikte karşı duracak.
Çünkü Allah her zaman doğrunun yanındadır.
Selam ve dua ile..

