Prof. Dr. Esvet AKBAŞ

Tarih: 12.09.2019 12:04

Fen Liselerinin Durumu

Facebook Twitter Linked-in

Ülkemizin ülkeler arasındaki teknoloji yarışında yerini alabilme fikri ile birlikte 3 Nisan 1962’de Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Fen Lisesi açılması konusu inceleme komisyonu kurulmuştur. 

Komisyon tarafında hazırlanan raporda Fen Lisesi kurulması ile fen alanına ilgi duyan üstün zekâlı öğrencilerin eğitim-öğretim almaları için uygun ortamların oluşacağı ve Türkiye’de yükseköğrenim, sanayi ve sektör için donanımlı araştırmacıların yetiştirilmesinin sağlanacağı belirtilmiştir. 

1963 yılında Fen Lisesi fikri Milli Eğitim Bakanlığı, Ford Vakfı, Ortadoğu Teknik Üniversitesi ve Milletlerarası Kalkınma Teşkilatının destek verdiği bir proje ile desteklenmiştir. Bu proje 23 Ekim 1963’de Ankara’daki Üniversiteler ve Florida State Üniversitesinin verdiği destekle hayata geçirilmiştir. Bu proje kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Fen Lisesi Projesi Danışma Kurulu” kurulmuş ve bu kurul başkanlığında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri desteğinde Matematik, Kimya, Fizik ve Biyoloji derslerini okutacak öğretmenler sınavla belirlenmiştir. Seçilen öğretmenlere bilimsel anlamda üst düzey eğitim verildikten sonra dil eğitimlerini de tamamlamaları ve alanlarındaki gelişmeleri takip edebilmeleri için ABD Florida State Üniversitesine gönderilmiştir. Ardından 1964 Ekim ayında Fen Lisesi eğitim ve öğretime faaliyetine fiilen başlamıştır. 

Fen Lisesi projesi 1967 yılına kadar fen alanında yetkin bilim insanlarından oluşan “Fen Lisesi Yönetim ve Danışma Kurulu” tarafından yürütülmüş, o tarihten sonra Milli Eğitim Bakanlığı’na bırakılmıştır. 1982 yılına kadar da tek fen lisesi olarak eğitim vermiş ve 1982 yılında ismi Ankara Fen Lisesi olarak değiştirilmiştir. Daha sonraki yıllarda bu liselerin sayısı çoğaltılarak ülke geneline yaygınlaştırılmıştır. 

Uzun yıllar bu liselere, hem öğrenciler,  hem de üstün zekâya sahip bu öğrencilere eğitim verecek yetenekli ve donanımlı öğretmenler sınavla alınıp istihdam edilmiş ve yıllar içerisinde bu liselerden mezun olup, iyi bir üniversitede kaliteli bir eğitim aldıktan sonra, ülkemize önemli hizmetleri dokunan çok değerli teknik ve bilim insanları yetişmiştir. 

Bu liselere hali hazırda öğrenciler sınavla alınmakta ancak öğretmen atamaları sınavsız gerçekleştirilmektedir. Ayrıca atanan öğretmenler ciddi bir hizmet içi eğitimden de geçirilmemektedir. Bu durum, yıllar içerisinde, Fen Liselerinin eğitim-öğretim düzeyinde olumsuzluklara sebep olmaktadır.

Eğitim-öğretim konuda en yetkili isimlerden biri olan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Mustafa Safran, Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü'nde düzenlenen 'Fen Liselerinin Müfredat ve Ders Çizelgelerinin Değerlendirilmesi Çalıştayı'nda “Yüksek Öğretmen Okullarından mezun olanların yüzde 70'nin üniversitelerde profesör olduğunu, daha sonra açılan fen, anadolu ve sosyal bilimler liselerinin, elit liseler haline geldiğini, ancak bu okulların kalitesinin de bir süre sonra düşmeye başladığını,  İyi mühendislerin çıkmasının istendiği bu güzide okullarda ciddi performans düşüklüğünün olduğunu” ifade etmiştir. Bu performans düşüklüğünün sebeplerini irdelerken de müfredat, eğitim-öğretim ortamı ve yönetimsel yetersizliklerden bahsetmiştir. Söylediklerine katılmakla birlikte Öğretmen atama ve görevlendirilmelerinden bahsetmemiş olmasını ciddi bir eksiklik olarak gördüğümü belirtmek isterim. Bu güzide okullarda okumaya hak kazanan ve ülkemizin geleceğini emanet edeceğimiz bu başarılı çocuklarımızın daha sağlıklı eğitim alabilmesi için bu okullara öğretmen atamalarının yeniden sınavla yapılması ve atanan öğretmenlerin alanda uzman bilim insanlarının eğitmen olarak katıldığı “Eğiticilerin Eğitimi” programından geçirilmesi gerektiği inancındayım. 
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —