Prof. Dr. Esvet AKBAŞ

Tarih: 29.04.2020 22:13

Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü 

Facebook Twitter Linked-in

Sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmak, her çalışan için, bir haktır. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm pratiklerin ve uygulamaların, her düzeyde, gerçekleştirilmesi ve geliştirilmesi ile bu hak, gerçek anlamda yaşama geçirilebilir. 

Mesleki kazaların ve hastalıkların tüm dünyada önlenmesini amaçlayan iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları, uluslararası kamuoyunun dikkatini sorunun boyutlarına çekerek, çalışma yaşamında olabilecek muhtemel yaralanmaların ve ölümlerin azaltılmasını sağlayacak bir kültürün oluşmasını ve bu konuda farkındalık yaratmayı hedefler. 

Bu kültürün ve farkındalığın yaygınlaşabilmesi için, özellikle, kaza oranı oldukça yüksek olan madencilik ve inşaat sektörleri başta olmak üzere tüm sektörlerde önleyici, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin alınması ve mutlaka risk değerlendirmelerinin sürekli ve kapsamlı bir şekilde yapılması gerekir. Bunları önceleyen ve sürdürülebilir hale getirmiş olan ülkelerde iş kazalarının diğer ülkelere oranla daha düşük düzeyde olduğunu söylemek mümkündür. 

Ülkemizde, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları, 29 Haziran 2012 tarihinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun çıkarılması ve devamında da ilgili yönetmeliklerin yayınlanmasıyla yasal zemine kavuştu. Bu yasa ile iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı modern hükümlerle donatılmış oldu. Ancak, bu hükümlerin içselleştirilmesi, bir kültür haline gelmesi ve uygulamalarda mesafe alınması için daha fazla gayretlerin gösterilmesi gerekmektedir.

İlgili yasada işyerleri, işyerinde yapılan asıl iş dikkate alınarak, işçi sağlığı ve güvenliği açısından az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri olarak 3 tehlike sınıfına ayrılmıştır. 

Yasanın yayınlanması ile birlikte bu alanda yetişmiş, uzman, insan gücüne ihtiyaç duyuldu. Bu açığın giderilmesi için Mühendislik veya Fen Fakültesi (Fizik, Kimya, Biyoloji) mezunlarına “İş Güvenliği Uzmanlığı” yolu açıldı. Bu amaçla yapılan sınavda başarılı olanlara C sınıfı uzmanlık belgesi verildi. Bu tarihte A ve B sınıfı iş güvenliği uzmanı açığını kapatmak için de, bir defaya mahsus olarak, C sınıfı uzmanlık belgesine sahip olan uzmanların, farklı meslek gruplarında sigortası yatmış olsa dahi, 1500 prim gününü doldurmuş iseler direk B, 3000 prim gününü doldurmuş olanlara ise direk A sınıfı iş güvenliği uzmanlık sınavına girme hakkı tanındı.

Bu uygulamanın yanlışlığı, geniş çevrelerden tepki çekti. Çünkü yönetmelikte, A sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olabilmek için B sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesiyle en az dört yıl, B sınıfı iş güvenliği uzmanı olabilmek için ise C sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesiyle en az üç yıl fiilen çalışmış olma şartı vardı. 

Aslında yaptıkları iş aynı olmakla birlikte A, B veya C sınıfı uzmanların birbirinden farkı, bakabilecekleri tehlike sınıfı değişkenidir. Buna göre az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine C, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine B ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine ise A sınıfı iş güvenliği uzmanı bakabilmektedir. 

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından, meslek hastalıkları ve iş kazalarının önlenmesi amacıyla, 2003 yılından bu yana her yıl farklı bir tema ile 28 Nisan “Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü” olarak kutlanmaktadır. Bu vesile ile çalışanların sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmaları dileği ile dünya iş sağlığı ve güvenliği gününü kutlarım. 
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —