Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen irtikap soruşturması kapsamında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan tutuklandı. Savcılıktaki ifadesi ortaya çıkan Özcan'ın, vakfa bağış sürecine ilişkin suçlamaları reddederek, “Zorla menfaat sağlamak istesem yazılı teklif sunmam” dediği belirtildi.
CHP'li Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen “irtikap” soruşturması kapsamında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan tutuklandı. Tutuklanan Özcan'ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.
Hakkındaki iddiaları kabul etmeyen Özcan, market temsilcileriyle yapılan görüşmelerin bağış ve reklam desteği çerçevesinde gerçekleştiğini savundu.
“Vakfın Amacı Sosyal Yardımdı"
İfadesinde, kurucuları arasında yer aldığı Bolu’yu Seviyorum Vakfı’nın (BOLSEV) mahkeme kararıyla kurulduğunu belirten Özcan, vakfın ihtiyaç sahiplerine destek olmayı ve uzun vadede bir huzurevi inşa etmeyi hedeflediğini söyledi. Vakfa bağlı olarak kurulan şirketin yönetiminde yer almadığını dile getiren Özcan, belediyeye ait Bolu Bel A.Ş.’de de herhangi bir görevi bulunmadığını kaydetti.
Vakıf için billboardlar aracılığıyla çağrıda bulunduğunu anlatan Özcan, kentin önde gelen iş insanlarından ve şirketlerden bağış talep ettiğini ifade etti.
“Toplantı Yardım amacıyla Yapıldı"
Market temsilcileriyle yapılan toplantının da vakfa destek sağlamak amacı taşıdığını belirten Özcan, büyük zincir market yetkililerinin doğrudan bağış yerine reklam bütçeleri üzerinden destek sunabileceklerini ilettiklerini söyledi. Toplantı günü herhangi bir yazılı reklam sözleşmesi ya da teklif mektubu verilmediğini vurgulayan Özcan, “Kimseye ‘Bu bedeli vereceksiniz’ şeklinde bir ifade kullanmadım” dedi.
Avukat kimliği nedeniyle böyle bir söylemde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunan Özcan, idari tahkikat ifadelerinde de mağdur beyanlarında zorlamaya ilişkin bir anlatım bulunmadığını öne sürdü.
“İcbar Olsaydı Dava Açamazlardı"
Suçlamaların temelsiz olduğunu ifade eden Özcan, “Zorla menfaat temin etmeye çalışsam bunu yazılı teklif üzerinden yapmam. Gerçekten baskı altında kalmış olsalardı yapılan işlemlere karşı dava açmaları mümkün olmazdı” değerlendirmesinde bulundu.
SMA hastası bir bebek için yürütülen kampanyayı örnek gösteren Özcan, ihtiyaç duyulan her konuda açık şekilde yardım çağrısı yaptığını, bunun yalnızca kendi vakıflarıyla sınırlı olmadığını söyledi.
“Ali Sarıyıldız Gelir-Gideri Takip Ederdi"
Vakıf faaliyetlerinin mali takibinin belediye meclis üyesi ve vakıf yöneticisi Ali Sarıyıldız tarafından yürütüldüğünü belirten Özcan, marketlerle yapılmış olduğu iddia edilen reklam sözleşmeleri konusunda Sarıyıldız’a özel bir talimat vermediğini ve bu konuda ayrıca bir bilgisinin bulunmadığını kaydetti.
Toplantı sonrasında hatıra fotoğrafı çekilmesini de değerlendiren Özcan, “Gerçek bir icbar söz konusu olsaydı böyle bir fotoğrafın çekilmesi hayatın olağan akışına aykırı olurdu” dedi.
“10 Bin TL'lik Sözleşme İddiası Mantıklı Değil"
Büyük zincir marketlerle 10 bin TL gibi düşük tutarlı sözleşmeler yapıldığı iddiasına da değinen Özcan, “Eğer böyle bir görüşme yapmış olsaydım bu kadar büyük firmalar için bu tutarda bir sözleşme istemezdim” ifadelerini kullandı.
Gözaltı süreci nedeniyle vakfın ihtiyaç sahiplerine burs ödemelerinde aksama yaşanabileceğini belirten Özcan, öğrencilerin mağduriyetinden üzüntü duyduğunu sözlerine ekledi.