ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak askeri operasyonunun ardından, Amerikan basınının önde gelen yayınlarından New York Times, Başkan Donald Trump'a yönelik sert bir eleştiri yayınladı. Gazetenin yayın kurulu, "Trump'ın İran'a Saldırısı Pervasızca" başlıklı makalesinde, operasyonu amaçsız, hukuk tanımaz ve hesapsız bir hamle olarak değerlendirerek, Trump'ı uluslararası ve iç hukuku hiçe saymakla suçladı.
Seçim Vaadi ile Eylemleri Çelişiyor
Makalede, Trump'ın 2024 seçim kampanyasında savaşları sonlandırmaya yönelik verdiği sözlere dikkat çekildi. Ancak son bir yılda bu vaadin aksine, yedi farklı ülkeye yönelik saldırı emri verdiği belirtilerek, "Askeri müdahaleye yönelik iştahı, yedikçe artıyor" ifadesi kullanıldı. Bu durum, başkanın söylemleri ile eylemleri arasındaki tutarsızlığı ortaya koyuyor.
Amaçsız ve Hukuk Dışı Bir Hamle
New York Times yayın kurulunun en keskin eleştirisi, saldırının belirsiz hedefleri ve hukuki dayanakları üzerine yoğunlaşıyor. Makalede, "Sayın Trump'ın İran'a yaklaşımı pervasızcadır. Amaçları belirsizdir. Başarılı bir sonuç şansını en yüksek seviyeye çıkarmak için gerekli uluslararası ve ülke içi desteği toplamayı başaramamıştır. Savaşla ilgili hem ulusal hem de uluslararası hukuku hiçe saymıştır" deniliyor.
Ayrıca, Trump'ın Amerikan halkına ve Kongre'ye herhangi bir açıklama yapmadan yeni bir savaş sürecini başlattığı vurgulanıyor. Operasyonu gece yarısı yayınlanan bir video ile duyurması ise "şüpheli fikirlerin kabul edilemez savunusu" olarak nitelendiriliyor.
Çelişkili Açıklamalar ve Nükleer Program İddiası
Eleştirilerin odağındaki bir diğer nokta ise Trump'ın İran'ın nükleer programına yönelik açıklamaları. Trump'ın temel tezlerinden birinin İran'ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırmak olduğu hatırlatılan makalede, Haziran ayındaki saldırıların ardından bunun başarıldığını ilan ettiği ancak şimdi yeni bir operasyon başlatmasının bu iddiayla çeliştiği belirtiliyor.
Makale, İran'ın bazı politikalarını da eleştirmekle birlikte, sorumluluk sahibi bir ABD başkanının İran'a yönelik daha makul, tutarlı ve hukuka uygun argümanlar üretebileceğinin altını çiziyor. Bu durum, New York Times'ın olayı sadece Trump'ın kişisel kararından ziyade, daha geniş bir stratejik ve diplomatik başarısızlık olarak gördüğünü ortaya koyuyor.