Anadolu'nun bin yıllık konargöçerlik kültürünü Sarıkeçili Yörükleri sürdürüyor

Konargöçerlik yaşam tarzının Anadolu'daki son temsilcilerinden olan Sarıkeçili Yörükleri, gelişen teknolojiye rağmen bin yıllık geleneklerinden vazgeçmiyor.

Kültür Sanat 9.11.2020 13:30:14 0
Anadolu
Tarih: 01.01.0001 00:00 Güncelleme: 09.11.2020 13:30

MERSİN(AA) - Yaz aylarını, serin yaylalara sahip olduğu için Konya ve Karaman'da geçiren Yörükler, kışın gelmesiyle birlikte ılıman iklimin etkili olduğu Mersin'in yolunu tutuyor.

Zorlu yolculuk öncesi evi bildikleri çadırları söken, yufka ekmek, peynir ve yoğurt hazırlayan Sarıkeçililer, eşyalarını yükledikleri develeri ve tek geçim kaynakları olan keçileriyle Torosların engebeli yollarını arşınlıyor.

Yolculuk boyunca birçok yerde konaklayan Yörüklerin son durağı, Gülnar ve Silifke ilçesindeki ormanlık alanlar oluyor.

Konargöçerlerden 4 kişilik Uçar ailesi, bir aylık yolculuğun ardından vardıkları bin rakımdaki Taşoluk Yaylası'na çadırlarını kurdu.

Anne 60 yaşındaki Hatice Uçar, gününü, çadırı temizleyip yemek yapmakla geçirirken eşi Ali Uçar da (62) hem kendileri hem de hayvanları için su bulma telaşına girişiyor.

Ailenin 22 yaşındaki kızı Fatma Dilekmen ile kocası Mustafa Dilekmen de (23) develer ve keçileri otlatmak için mesai harcıyor.

"Çadırda doğduk, büyüdük, başka bir yerimiz yok"

Anne Hatice Uçar, çadırında ağırladığı AA muhabirine, konargöçer yaşamın güzellik ve zorluklarını anlattı.

"Çadırda doğduk, büyüdük, başka bir yerimiz yok." diyen Uçar, "Hayatta kon-göç, kon-göç yaparak uğraşıyoruz. Bazen bir yerde 3, bazen de 5 ay oturduğumuz olur. Mallarımızla develerimizle uğraşıp duruyoruz Allah'a şükür." ifadelerini kullandı.

Yaşadıkları en büyük zorluğun, hayvanlarının, başka insanların bahçelerine girmesini engellemek olduğunu söyleyen Uçar, gece sık sık kalkıp hayvanlarını kontrol ettiklerini kaydetti.

Uçar, sıkıntılarına rağmen göçerliği sevdiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Ürünlerimizi, yoğurdumuzu, peynirimizi yapıyoruz. Yarısını satıyoruz, yarısını kendi ihtiyaçlarımız için kullanıyoruz. Ben artık sonuma geldiğimi düşünüyorum, bizim iş bitti. Allah izin verdiği kadarıyla yapacağım. Kendi evim var da gidip oturmadık, orada duramayız. Böyle görmüşüz, kon-göç yaparak zaman geçiyor. Doğmuş, büyümüşüz bunu görmüşüz, eller gibi rahatlık görmedik. Buraya gelen bazı kişiler 'Sen burada nasıl vakit geçiriyorsun?' diyor. Bana hiçbir zorluğu yok, var da yok. Zorumuza gitmiyor. Allah'ım sadece sağlık versin, hasta olmayalım. Bu dağda hasta olsan ne yapacaksın, dursan duramam, hastane yok. Sağ olsun dostlarımız var onlar bakıyor, yardımcı oluyorlar."

"Bu benim mesleğim, ekmeğim"

Baba Ali Uçar da yarım asrı aşan hayatı boyunca yollarda olduğunu, yolculuklarında her zaman bildikleri güzergahları kullandıklarını kaydetti.

"Bu benim mesleğim, ekmeğim. Ekmeğime hiçbir zaman kötü diyemem. Mallarımız Allah'ın verdiği bir nimettir." diyen Uçar, işini severek yaptığını söyledi.

Torosların ve ormanların koruyucusu olduklarını dile getiren Uçar, şunları anlattı:

"Aslında dağın bekçileri, ormancısı biziz. 24 saat, gece ve gündüz ormanın içerisindeyiz. Ne olursa olsun devletimize, kanunlarımıza bildirmek zorundayız çünkü burada bir şey olsa ve seslenmesem sorumlusu ben olurum, göz yumamam. Hele ormanı yakana ben çok gıcığım çünkü ormanlar kül oluyor, dağılıp gidiyor. Benim için, 'Keçi besliyor o yüzden ormana destek oluyor.' diyen olur. Kıl keçinin yayıldığı ormanda bir şey olmaz, yerse ağaçların eteğinden yer, ağaçlar gene yetişir. Türkiye kuruldu kurulalı kıl keçisi var ama bu kıl keçisinin kuruttuğu bir orman yoktur ama yangınlar dağlarımızı, ormanlarımızı kül ediyor."

Çadırda doğup, büyüyen Fatma Dilekmen de zorluklarına rağmen geleneğini sevdiğini söyledi.

Mersin'e bir aylık yolculuğun ardından vardıklarını aktaran Dilekmen, şöyle konuştu:

"Göçmemize yakın sütümüzü, yoğurdumuzu, peynirimizi yaptık. Eylül ayının sonuna doğru çadırımızı, eşyalarımızı toparladık. Sonra göçmeye başladık. Konarak, göçerek, dinlenerek vakit geçiriyoruz. Her yeni yere vardığımızda aynı şeyleri yapıyoruz. Çadırımızı kuruyoruz, eşyalarımızı düzenliyoruz, yatağımızı, yorganımızı, çayımızı, çaydanlığımızı çıkarıyoruz. Her zaman her yerde aynı işleri yapıyoruz. Yaz, kış demeden, doğma büyüme böyle gidiyor."

Dilekmen, gününün büyük kısmını hayvanları otlatmakla geçirdiğini, güneşin doğuşuyla başlayan işinin, güneşin batışıyla bittiğini belirtti.

Anahtar Kelimeler:
Haberi Sesli Oku

İŞ İLANLARI

Van'da İş Arayanlar İçin Fırsat: Günlük 1.375 TL Ücretle 20 Personel Alımı Başladı!


Van İş İlanları

TCDD'den Van İlinde İstihdam Fırsatı: 780 Personel Alımı İçin Başvurular Başlıyor!


Van İş İlanları

AFAD Van'dan İstihdam Hamlesi: 33 Daimi Arama ve Kurtarma Teknisyeni Alınacak!


Van İş İlanları

SPOR HABERLERİ

Elazığspor’da 3 sakat, 1 cezalı


Van Spor

Erzincanlı sporcular Havalı Silahlar Coşkun Abiş Kupası’ndan derecelerle döndü


Van Spor

Erzincan Anadolu Lisesi badmintonda Türkiye ikincisi oldu


Van Spor

Kars Emniyet Futbol takımı Doğu Anadolu Şampiyonu oldu


Van Spor

Iğdır FK’de Kenan Koçak dönemi sona erdi


Van Spor

Fenerbahçe’nin Süper Lig’de namağlup serisi 26. haftada bitti


Van Spor

Digorlu kızlar Türkiye yarı finallerinde Kars’ı temsil edecek


Van Spor

Curling kadın milli takımı, Dünya şampiyonası yolunda


Van Spor

Elazığspor, PFDK’ya sevk edildi


Van Spor

Malatya’ya 4 milyar TL’lik spor yatırımı


Van Spor

Hakkari’de üç bant bilardo heyecanı


Van Spor

Iğdır FK - Bodrum FK maçının ardından


Van Spor

Trendyol 1. Lig: Iğdır FK: 2 - Bodrum FK: 3


Van Spor

Elazığspor’da Fuat Bavuk’un burnu kırıldı


Van Spor

Ziraat Türkiye Kupası'nda Kura Çekimi Heyecanı: Çeyrek ve Yarı Final Eşleşmeleri Belli Oldu


Van Spor

TFF 3. Lig: 12 Bingölspor: 2 - Ağrı 1970 Spor Kulübü: 2


Van Spor

24Erzincanspor sahasında farklı kazandı: 4-0


Van Spor

TFF 2. Lig: Elazığspor: 1 - Muğlaspor: 0


Van Spor

Yüksekovalı kayakçılar Türkiye şampiyonasına damga vurdu


Van Spor

Galatasaray, Liverpool'u tek golle devirdi!


Van Spor

Şampiyona çiçekli karşılama


Van Spor

SON DAKİKA HABERLERİ