Çiçek hastalığıyla adı duyulan aşı, dünyanın gündeminden hiç düşmedi

Yeni tip koronavirüs salgınıyla yeniden gündeme gelen aşılar, insanlığın birçok hastalıktan kurtulmasını sağladı, bu alanda tarihteki ilk çalışmalar çiçek hastalığıyla başladı.

Genel 11.12.2020 13:12:19 0
Çiçek hastalığıyla adı duyulan aşı, dünyanın gündeminden hiç düşmedi
Tarih: 01.01.0001 00:00 Güncelleme: 11.12.2020 13:12

ANKARA (AA) - Kovid-19 salgını, tüm dünyanın gözünü aşı geliştirme çalışmalarına ve uygulamalarına çevirdi. Olumlu gelişmelerin yaşandığı ve Türk bilim insanlarının başarılarının da gündeme geldiği aşı çalışmalarında uygulamalara geçilmesi umut oldu.

Günümüzde de olduğu gibi insanlık, tarih boyunca hayat kurtaran aşıları ve bu aşıları keşfedenleri dikkatle takip etti.

AA muhabirinin bilimsel kaynaklardan ve Sağlık Bakanlığı Aşı Portalından derlediği bilgilere göre, aşıya ilişkin bilinen ilk çalışmalar, çiçek hastalığıyla başladı.

Modern aşının tarihi 18. yüzyılda Edward Jenner ve çiçek aşısına dayanıyor. Bugünkü çiçek aşısının bilimsel olarak ilk çalışmalarını yapan 1749 doğumlu İngiliz cerrah Jenner, geliştirdiği aşıyı ilk olarak köyündeki çocuklar üzerinde denedi. Jenner, bilimsel olarak tıpta bir çığır açtı ve modern immünolojinin temellerini attı.

Çiçek aşısının ardından yaklaşık 90 yıl boyunca Fransız mikrobiyolog ve kimyager Louis Pasteur'ün 1885'te kuduz aşısını bulmasına kadar aşı alanında başka bir gelişme yaşanmadı.

Kuduz aşısını tifo, kolera ve veba aşılarının geliştirilmesi izledi. İnsanlık, 20. ve 21 yüzyılda onlarca yeni aşının bulunmasına tanıklık etti.

Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde aşı çalışmaları

Osmanlı Devleti döneminde aşı üretimi için çalışmalar ilk olarak 18. yüzyılda başladı. 1721'de İngiltere Büyükelçisinin eşi Lady Mary Montagu ülkesine yazdığı bir mektupta "İstanbul'da çiçek hastalığına karşı aşı denilen bir şey" yapıldığını bildirdi. Bu mektup, aşı yapımına ilişkin ulaşılmış en eski belgeler arasında yer aldı.

Pasteur, kuduz aşısına yönelik çalışmalarını sürdürebilmek için dönemin devlet başkanlarına maddi katkı için yazı gönderdi.

Sultan 2. Abdülhamid, Pasteur'ün bu talebini, çalışmalarını İstanbul'da sürdürmesi şartıyla kabul edeceğini bildirdi. Bu teklifin Pasteur tarafından kabul görmemesi üzerine ikinci teklif oluşturuldu ve Pasteur'e Mecidiye Nişanı ile birlikte 10 bin altın gönderildi, aynı zamanda Osmanlı'dan 3 kişinin de asistan olarak yetiştirilmesi istendi.

Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye-i Şahane'den müderris Alexander Zoeros Paşa'nın başkanlığında Kaymakam Hüseyin Remzi ve Kaymakam Veteriner Hüseyin Hüsnü beylerin gönderilmesine karar verildi.

Daha sonra bu ekip çalışmalara temel teşkil etmesi için "kuduz mikrobu" enjekte edilmiş bir kemik iliğiyle geri döndü. 1887'nin Ocak ayında Zoeros Paşa'nın kliniğinde Daûl-Kelp ve Bakteriyoloji Ameliyathanesi (Kuduz Tedavi Müessesesi) kuruldu. Bu kurum dünyada üçüncü, doğunun ise ilk kuduz merkezi oldu. Daha sonra bu merkez difteri serumu da üretti.

Çiçek aşısı için kanun çıkarıldı

Çiçek aşısının uygulanması için kanun çıkaran Osmanlı, 1887'de kuduz aşısını getirtti. Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye-i Şahane'de ilk kuduz aşısı üretildi, 1892'de bakteriyoloji hane ve ilk çiçek aşısı üretim evi kuruldu. Tifo 1911'de, kolera dizanteri ve veba aşıları 1913'te ilk kez hazırlandı, uygulandı.

Verem aşısı üretimi ise Türkiye'de 1927'de başladı. 1931'den 1996 yılına kadar tetanoz ve difteri aşıları üretildi. 1937'de ise kuduz serumu üretilmeye başlandı. Kolera salgını için 1940'ta Çin'e aşı gönderildi. Tifus aşısı ve akrep serumu üretimine 1942'de başlandı, 1947'de Biyolojik Kontrol Laboratuvarı kuruldu.

İnfluenza Laboratuvarı Dünya Sağlık Örgütü tarafından Uluslararası Bölgesel İnfluenza (grip) Merkezi olarak tanındı ve influenza aşısı üretimine geçildi. 1976'da da "Kuru BCG" aşısının deneysel üretimi başladı, 1983'te bu aşıda üretime geçildi.

Kurtuluş Savaşı dönemi

Kurtuluş Savaşı sırasında zor koşullar altında hayvan ve insan aşıları üretilmeye devam edildi. İstanbul'un işgali sonrasında aşı merkezi önce Eskişehir, daha sonra da Kırşehir'e taşındı.

Aynı dönemde Afyon'da da çiçek aşısı üretilmeye devam edildi. Erzurum'daki serum laboratuvarı Rus işgali sırasında Halep, Niğde, Sivas ve Erzincan'a taşındı. Kastamonu'da da aşı üretimi yapıldı.


Anahtar Kelimeler:
Haberi Sesli Oku

İŞ İLANLARI

Van'da İş Arayanlar İçin Fırsat: Günlük 1.375 TL Ücretle 20 Personel Alımı Başladı!


Van İş İlanları

TCDD'den Van İlinde İstihdam Fırsatı: 780 Personel Alımı İçin Başvurular Başlıyor!


Van İş İlanları

AFAD Van'dan İstihdam Hamlesi: 33 Daimi Arama ve Kurtarma Teknisyeni Alınacak!


Van İş İlanları

SPOR HABERLERİ

TFF 2. Lig: Elazığspor: 1 - Muğlaspor: 0


Van Spor

Yüksekovalı kayakçılar Türkiye şampiyonasına damga vurdu


Van Spor

Galatasaray, Liverpool'u tek golle devirdi!


Van Spor

Şampiyona çiçekli karşılama


Van Spor

Ağrı’da futbol heyecanı başladı


Van Spor

Elazığ, Floor Curling gençler grup müsabakalarına ev sahipliği yaptı


Van Spor

Hakkâri’de ‘Üç Bant Bilardo Turnuvası’ başladı


Van Spor

Bitlis’te iftar sonrası kayak keyfi


Van Spor

Maden’de 81 yıllık hasret sona erdi


Van Spor

Elazığlı güreşçilerden Türkiye Yarı Finalleri’nde büyük başarı


Van Spor

Ergan Dağı’nda kurumlar arası kar voleybolu turnuvası tamamlandı


Van Spor

Yeşilyurtspor’dan göğüs sponsoruna ziyaret


Van Spor

Finalin adı Aşkale oldu: Kupa Aşkale’nin


Van Spor

Kars 36 Spor U16 takımı şampiyon oldu, Türkiye Finalleri’ne katılacak


Van Spor

Palandöken’de FIS SBX Snowboard Dünya Kupası zirvesi


Van Spor

Yusuf Ziya Bey Anadolu Lisesi Türkiye finallerinde


Van Spor

Erzurum Üniversiteli Gençler Spor Kulübü iki yıl üst üste şampiyon


Van Spor

Elazığspor’dan kadın taraftarlara jest


Van Spor

Snowboard Cross World Cup sona erdi


Van Spor

Erzincanlı yıldız güreşçilerden Rize’de üç şampiyonluk


Van Spor

Sekmen’den şampiyona kutlama


Van Spor

SON DAKİKA HABERLERİ