SBÜ Van Bölge Eğitim Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, gençlerde kalp krizi sonrası ölüm oranlarının arttığını, özellikle genç kadınlarda riskin daha yüksek olduğunu açıkladı. Araştırma, kadınların daha az invaziv tedavi aldığını ortaya koydu.
SBÜ Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, son dönemde yayınlanan çarpıcı bir araştırmanın, kalp krizi algısını değiştiren önemli veriler ortaya koyduğunu açıkladı. Araştırma, genç erişkinlerde, özellikle de genç kadınlarda kalp krizi sonrası hastane içi ölüm oranlarının arttığını gösteriyor. Bu bulgu, kalp krizinin artık sadece "yaşlı erkek hastalığı" olmadığının en net kanıtı olarak değerlendiriliyor.
Araştırmanın Çarpıcı Sonuçları: Genç Kadınlar Daha Riskli
Doç. Dr. Sarıkaya, American Heart Association*(JAHA) dergisinde Şubat 2026'da yayımlanan ve 2011-2022 yılları arasında ABD'de 945.977 genç hastayı (18-54 yaş) kapsayan büyük ölçekli analizin detaylarını paylaştı. Çalışmanın en dikkat çekici bulguları şöyle:
* İlk STEMI (en şiddetli kalp krizi tipi) geçiren genç hastalarda, hastane içi ölüm oranında anlamlı bir yükseliş (%1.2 mutlak artış) tespit edildi.
* Daha hafif bir tip olan NSTEMI'de ise mortalite oranında belirgin bir değişiklik gözlenmedi.
* Cinsiyetler arası karşılaştırma ise kritik bir farkı ortaya koydu: Hem STEMI hem de NSTEMI'de **genç kadınların hastane içi ölüm oranı, genç erkeklerden anlamlı ölçüde daha yüksek çıktı.
* STEMI'de: Kadınlarda %3.1'e karşılık erkeklerde %2.6
* NSTEMI'de: Kadınlarda %1.0'a karşılık erkeklerde %0.8
Tedaviye Erişimdeki Fark ve "Konservatif Yaklaşım" Tehlikesi
Araştırma, ölüm oranlarındaki bu farkın altında yatan olası nedenlere de ışık tutuyor. Veriler, benzer komplikasyonlar yaşamalarına rağmen **genç kadın hastaların, erkeklere kıyasla daha az invaziv kardiyovasküler girişim** (anjiyografi, stent uygulaması vb.) aldığını gösteriyor. Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, bu durumu şu sözlerle yorumluyor: "Kadınlarda daha çok konservatif (koruyucu/ilaçla) yaklaşım anlayışından acilen uzaklaşmalıyız. Genç kadın hastalar da erkeklerle aynı agresif ve etkin tedavi protokollerine erişim hakkına sahip olmalı."
Geleneksel Olmayan Risk Faktörlerine Dikkat!
Çalışma, hipertansiyon, diyabet ve sigara gibi klasik risk faktörlerinin yanı sıra, "non-tradisyonel" (geleneksel olmayan) faktörlerin** de gençlerdeki kalp krizi mortalitesine çok daha güçlü katkı sağladığını ortaya koydu. Bu faktörler arasında kronik böbrek hastalığı, düşük sosyoekonomik durum ve madde kullanımı yer alıyor. İlginç olan ise, bu non-tradisyonel risk faktörlerinin ölüm oranına etkisinin genç kadınlarda daha baskın görünmesi.
Uzmanlar Ne Diyor? Erken Tarama ve Kapsamlı Değerlendirme Şart
Doç. Dr. Sarıkaya, bu veriler ışığında toplumda ve sağlık çalışanlarında farkındalığın artırılması gerektiğinin altını çiziyor. "Kalp krizi artık sadece yaşlı erkek hastalığı değil. Özellikle genç kadınları da hedef alan ciddi bir halk sağlığı sorunu. Genç erişkinlerde, özellikle kadınlarda erken tarama ve risk faktörlerinin -özellikle de geleneksel olmayanların- kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi artık bir zorunluluk" diyerek uyarıda bulunuyor.
Bu çalışma, genç nüfusta kalp sağlığının korunması, risk faktörlerinin yönetilmesi ve hastane başvurusu sonrası tedavi protokollerinde cinsiyet eşitliğinin sağlanması konularında acil adımlar atılması gerektiğini gösteriyor.
Kaynak: Satish M et al. Sex Differences in Outcomes of Young Adults Hospitalized With First Myocardial Infarction From 2011 to 2022. Journal of the American Heart Association, 2026.