Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 16. Büyükelçiler Konferansı'nda Türk dış politikasını değerlendirdi. Suriye, Filistin, Rusya-Ukrayna savaşı ve 2026 NATO Zirvesi'ne ilişkin kritik açıklamalar yapan Fidan, "Türkiye'nin masaya koyacak özgün bir doktrini var" dedi.
Bakan Hakan Fidan'dan Küresel Diplomasi Değerlendirmesi: “Türkiye'nin Özgün Sözü Var”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı tarafından ‘Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika’ temasıyla düzenlenen 16’ncı Büyükelçiler Konferansı’nın açılışında önemli bir konuşma yaptı. Fidan, Türkiye'nin uluslararası arenada edilgen bir izleyici değil, süreçleri şekillendiren stratejik bir aktör olduğunu vurguladı.
“Çok Yönlü Stratejist Diplomatlar Yetiştirmeliyiz”
Konuşmasında modern diplomasinin değişen dinamiklerine dikkat çeken Bakan Fidan, "Günümüzde ticaret, finans, enerji, teknoloji ve göç gibi alanlar birer hibrit savaş unsuruna dönüştü. Günümüzün diplomat profili, muhtelif alanlarda stratejik hakimiyet gerektiriyor. Bir başka deyişle, diplomat esasen çok yönlü bir stratejist olmak durumundadır. Uzun erimli ve vizyoner bir bakış açısıyla dünyayı okuma pratiği geliştirmek zorundayız" ifadelerini kullandı.
Türkiye Yüzyılı Hedefi ve Düzen Kurucu Rol
Türk dış politikasının vizyonunu "Türkiye Yüzyılı" hedefiyle şekillendirdiklerini belirten Fidan, "Yakın coğrafyasında güvenlik ve refah üreten, bölgesel ve küresel düzeyde ‘düzen kurucu’ rolünü pekiştiren, saygın ve lider bir Türkiye inşa ediyoruz. Bugün Ortadoğu’dan Balkanlar’a, Türkiye'nin tutumunun denklemlerde dikkate alınması tesadüf değildir. Türkiye'nin her daim söyleyecek özgün bir sözü, masaya koyacak kendi doktrini olacaktır" dedi.
Filistin'de Türk Diplomasisinin Başat Rolü
Gazze'de yaşanan insanlık trajedisine ve Türkiye'nin bu süreçteki rolüne değinen Fidan, "Gazze’de İsrail’in işlediği soykırım karşısında, küresel vicdanın sesi olduk. Filistin meselesinde en başından beri izlediğimiz ilkeli tutum, ateşkesin sağlanmasında başat rol oynadı. Artık Batı başkentlerinde dahi iki devletli çözüm kabul görüyorsa, bunda Türk diplomasisinin ısrarlı duruşunun payı büyüktür" değerlendirmesinde bulundu.
Rusya-Ukrayna Savaşında İstanbul'un Önemi
Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye'nin barışçıl çabalarını anlatan Bakan Fidan, "Savaşın başından beri ilkemiz netti; ‘savaşın kazananı, adil bir barışın ise kaybedeni olmaz.’ İstanbul, halen tarafların teknik düzeyde bir araya gelebildiği ve barış parametrelerini tartışabildiği yegâne platform olma özelliğini korumaktadır" şeklinde konuştu.
“Suriye'de Tarihin En Zorlu Sınavını Verdik”
Bakan Fidan'ın konuşmasında en dikkat çeken bölümlerden biri Suriye değerlendirmesi oldu. Fidan, "Geriye dönüp baktığımızda, son 15 yılda Suriye sahasında tarihin en zorlu sınavlarından birini verdik. Bunun siyasi ve ekonomik maliyetini ödedik; ancak insanlık onurundan taviz vermedik. Zor dönemlerde yalnız bırakıldık, ancak biz rotamızdan şaşmadık. Nihayetinde tarih kendi hükmünü verdi. 8 Aralık 2024, Suriye halkı için yeni bir umut sayfasının açıldığı bir milat oldu. Dış müdahalelerden arınmış, istikrarlı bir Suriye, bölgemiz için artı değer olacaktır" açıklamasını yaptı.
2026 Yılında Ankara'da Tarihi NATO Zirvesi
Türkiye'nin uluslararası kuruluşlardaki etkin rollerine de değinen Fidan, 2026 yılında düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Fidan, "Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi, Soğuk Savaş sonrasındaki en büyük dönüşümlerden birini yaşayan İttifakımızın birliği ve dayanışması bakımından tarihi bir buluşma olacaktır. Bu tarihi Zirve’nin hazırlıklarını titizlikle yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.
Bakan Fidan'ın konuşması, Türkiye'nin çok boyutlu ve aktif dış politikasının geniş bir haritasını çizerken, gelecek dönemde izlenecek yol haritasına da ışık tuttu.