Bakan Güler: "Türkiye, çatışmanın değil barışın ve sağduyunun tarafında yer almaktadır"
Bakan Güler: "Türkiye, çatışmanın değil barışın ve sağduyunun tarafında yer almaktadır"
Tarih: 11.03.2026 21:31
Güncelleme: 11.03.2026 21:31
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Türkiye, çatışmanın değil barışın ve sağduyunun tarafında yer almakta, istikrar adası olarak güvenliğin merkezi olma konumunu sürdürmektedir" dedi.
Muş programı kapsamında ilk olarak Valiliği ziyaret eden Bakan Güler, ardından Muş Valisi Avni Çakır’dan kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. AK Parti Muş İl Başkanlığı’na geçen Güler, burada AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek ve AK Parti Muş İl Başkanı Melik Emre ile bir araya geldi. Partililere hitap eden Güler, Muş’ta bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti. Güler, köklü tarihi ve kültürel mirasıyla Anadolu’nun kadim şehirlerinden biri olan Muş’ta vatandaşlarla ve partililerle bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu ifade etti.
Program kapsamında partililerle sohbet eden ve yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Bakan Güler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek, "Güzel şehrimiz Muş yalnızca bölgesinde değil Anadolu’nun tamamının hafızasında özel bir yere sahiptir. 1071’de Anadolu’nun kapılarının milletimize açıldığı Muş’un güzide parçası Malazgirt, kahramanlıkla cesaretin sabırla gayretin imanla birlikle dirilişin destansı bir şekilde yazıldığı yerdir. Anadolu’daki yeni ve büyük medeniyet yürüyüşümüze ilk ev sahipliği yapan Muş Sultan Alparslan’ın emanetini asırlar boyunca yaşatmış Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan tarihi süreçte nice fedakarlıklara da sahne olmuştur. Nitekim Murat Nehri’nin serin sularıyla yetişen Muş’un yiğit evlatları vatan aşkıyla gönüllü olarak Yemen’in kızgın çöllerine göreve gitmişlerdir. Muş Birinci Dünya Savaşı yıllarında da Rus işgali ve Ermeni çetelerinin zulmüyle ağır bir sınavdan daha geçse de diğer illerimiz gibi kısa sürede toparlanarak yeniden ayağa kalkmayı başarmıştır" dedi.
Milli Mücadele döneminde Muş halkının, Müdafaa-i Hukuk teşkilatları aracılığıyla ilhak ve işgal girişimlerine karşı güçlü bir duruş sergilediğini ifade eden Güler, "Tarih bize kanıtlamıştır ki bu millet ne zaman zorlukla karşılaşsa, kenetlenmeyi bilmiş, omuz omuza vererek yaralarını sarmayı başarmıştır. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyor, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Yıllardır ülkemizin başına bela olan terörün tamamen ortadan kaldırılması ülkemizin geleceği açısından kritik bir hedef olarak karşımızda durmaktadır. Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimizin kararlılıkla yürüttüğü Terörsüz Türkiye hedefi, hem kalıcı güvenlik ortamına ulaşmamıza hem de toplumsal barış ve kardeşliğimizin güçlendirilmesine yönelik tarih, bir karardır. Zira küresel güçlerin maşa olarak kullandığı terör örgütleri, yıllardır bu birlik zemininin altını oymaya ve kaynaklarımızı heba etmeye çalışmıştır. Artık milletimizin engin feraseti ve devletimizin sarsılmaz kararlılığıyla bu karanlık sayfanın bir daha açılmamak üzere kapanması için güçlü bir irade ortaya konulmaktadır. Terörün olmadığı güvenin huzurun ve refahın hakim olduğu bir Türkiye, sadece bugünün değil, yarınlarımızın da en güçlü teminatıdır" ifadelerini kullandı.
Güler, son dönemde bölgede yaşanan istikrarsızlıklar, çatışmalar ve savaşa dönüşen gelişmelerin giderek artan risk ve tehdit gerçeğini açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ne kadar gerekli ve stratejik olduğunun bir kez daha görüldüğünü ifade etti. Bakan Güler, "Nitekim, İran ile İsrail ve ABD arasında yaşanan gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesi, bölgemizi yeni bir ateş çemberine sürüklemiştir. Savaşın genişlediği güvensizliğin sürekli yayıldığı bir coğrafyada Türkiye, çatışmanın değil barışın ve sağduyunun tarafında yer almakta, istikrar adası olarak güvenliğin merkezi olma konumunu sürdürmektedir. Bu güçlü konum, etkin ve saygın askeri kapasitemizle birlikte yerli ve milli savunma sanayimizin genç ve dinamik nüfusumuzun gelişen ekonomimizin en önemlisi de devlet millet dayanışmamızın ürettiği bir neticedir. Ülkemiz müzakere masalarında etkin çözümler üreten sahada caydırıcılığı hissedilen bulunduğu her coğrafyada güven veren bir ülkedir. Bizim önceliğimiz, daha fazla felakete yol açmadan karşılıklı saldırıların durdurulması yeniden diyalog ve diplomasi kanallarının açılmasıdır. Bu tutumumuzla birlikte İran’dan Lübnan’a geniş bir alanda etkisini gösteren çatışmaları yakından takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmeden her gelişmeyi ülkemizin çıkarları doğrultusunda dikkatle analiz ediyoruz. Esasen, önleyici ve stratejik esaslara dayalı savunma güvenlik politikamız doğrultusunda, sadece bu süreçte değil önceden beri her türlü kriz ve tehdit durumuna uygun hazırlıklarımız bulunmaktadır. Son gelişmelere göre de karada havada denizde sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık. Ülkemizin hak ve menfaatlerini her şartta korumaya milletimizin güvenine layık olmaya yönelik azmimiz kudretimiz ve kararlılığımız tamdır. Bu noktada kahraman ordumuzun sahip olduğu yüksek kabiliyet, disiplin ve fedakarlık ile yüksek teknolojik donananım ve milletimizin sarsılmaz desteği en önemli güvencelerimizdir" şeklinde konuştu.
Güler, Türkiye’nin savunma sanayi başta olmak üzere ekonomi, altyapı, ulaştırma, sağlık ve turizm gibi birçok alanda önemli gelişmeler kaydettiğini belirterek, şunları söyledi:
"Yapılan yeni yollarla hastanelerle okullarla sosyal yatırımlarla şehirlerimizin çehresi değişmekte gelişimi hızlanmaktadır. Esasen şehirlerimizin kalkınması üretim kapasitelerinin artması ve gençlerimizin geleceğe umutla bakabilmesi Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen eser ve hizmet siyasetinin temelini oluşturmaktadır. Bu şekilde Türkiye Yüzyılı hedeflerimize adım adım yaklaşırken her bir şehrimiz de kendi potansiyeliyle bu kutlu yürüyüşümüzün ayrılmaz bir parçası olmaktadır. Teşkilatlarımız da bu konuda kendi bölgelerinde önemli sorumluluklar üstlenmektedirler. Şunu özellikle belirtmeliyim ki il ve ilçe teşkilatlarından kadın ve gençlik kollarına kadar her kademede görev alan teşkilat mensuplarımızın, eser ve hizmet siyasetini en doğru şekilde milletimize anlatması, vatandaşlarımızın beklentilerini ve isteklerini de dikkatle takip ederek çözüm yollarını aramaları ve dertlerine derman olmaya çalışması hayati önemdedir. Şüphesiz bu konuda ortaya konacak samimi gayretler millet ve devlet arasındaki güçlü bağı daha da pekiştirecektir. Bu düsturla çalıştığını görmekten memnuniyet duyduğum sizlerin bundan sonra da durmadan yorulmadan gayret göstererek daha fazla insanımıza dokunacağınıza ülkemize hizmet etmek için büyük bir şevkle çalışmalarınıza devam edeceğinize yürekten inanıyorum. Bizler de Muş’umuzun daha fazla kalkınması hak ettiği refaha ulaşması ve ihtiyaç duyduğu tüm yatırımları alması noktasında şehrimizin yani sizlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz. Malazgirt’ten bugüne taşıdığı milli ruhla Türkiye’nin birlik ve kardeşlik yürüyüşünde önemli bir yere sahip olan bu güzel şehir, bundan sonra da büyük ve güçlü Türkiye yolculuğunun en güçlü destekçilerinden biri olacaktır."
Güler, programın ardından kent merkezinde esnafı ziyaret ederek vatandaşlarla bir süre sohbet etti ve taleplerini dinledi. Programa, belediye başkanları, meclis üyeleri ve partililer katıldı.
Muş programı kapsamında ilk olarak Valiliği ziyaret eden Bakan Güler, ardından Muş Valisi Avni Çakır’dan kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. AK Parti Muş İl Başkanlığı’na geçen Güler, burada AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek ve AK Parti Muş İl Başkanı Melik Emre ile bir araya geldi. Partililere hitap eden Güler, Muş’ta bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti. Güler, köklü tarihi ve kültürel mirasıyla Anadolu’nun kadim şehirlerinden biri olan Muş’ta vatandaşlarla ve partililerle bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu ifade etti.
Program kapsamında partililerle sohbet eden ve yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Bakan Güler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek, "Güzel şehrimiz Muş yalnızca bölgesinde değil Anadolu’nun tamamının hafızasında özel bir yere sahiptir. 1071’de Anadolu’nun kapılarının milletimize açıldığı Muş’un güzide parçası Malazgirt, kahramanlıkla cesaretin sabırla gayretin imanla birlikle dirilişin destansı bir şekilde yazıldığı yerdir. Anadolu’daki yeni ve büyük medeniyet yürüyüşümüze ilk ev sahipliği yapan Muş Sultan Alparslan’ın emanetini asırlar boyunca yaşatmış Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan tarihi süreçte nice fedakarlıklara da sahne olmuştur. Nitekim Murat Nehri’nin serin sularıyla yetişen Muş’un yiğit evlatları vatan aşkıyla gönüllü olarak Yemen’in kızgın çöllerine göreve gitmişlerdir. Muş Birinci Dünya Savaşı yıllarında da Rus işgali ve Ermeni çetelerinin zulmüyle ağır bir sınavdan daha geçse de diğer illerimiz gibi kısa sürede toparlanarak yeniden ayağa kalkmayı başarmıştır" dedi.
Milli Mücadele döneminde Muş halkının, Müdafaa-i Hukuk teşkilatları aracılığıyla ilhak ve işgal girişimlerine karşı güçlü bir duruş sergilediğini ifade eden Güler, "Tarih bize kanıtlamıştır ki bu millet ne zaman zorlukla karşılaşsa, kenetlenmeyi bilmiş, omuz omuza vererek yaralarını sarmayı başarmıştır. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyor, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Yıllardır ülkemizin başına bela olan terörün tamamen ortadan kaldırılması ülkemizin geleceği açısından kritik bir hedef olarak karşımızda durmaktadır. Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimizin kararlılıkla yürüttüğü Terörsüz Türkiye hedefi, hem kalıcı güvenlik ortamına ulaşmamıza hem de toplumsal barış ve kardeşliğimizin güçlendirilmesine yönelik tarih, bir karardır. Zira küresel güçlerin maşa olarak kullandığı terör örgütleri, yıllardır bu birlik zemininin altını oymaya ve kaynaklarımızı heba etmeye çalışmıştır. Artık milletimizin engin feraseti ve devletimizin sarsılmaz kararlılığıyla bu karanlık sayfanın bir daha açılmamak üzere kapanması için güçlü bir irade ortaya konulmaktadır. Terörün olmadığı güvenin huzurun ve refahın hakim olduğu bir Türkiye, sadece bugünün değil, yarınlarımızın da en güçlü teminatıdır" ifadelerini kullandı.
Güler, son dönemde bölgede yaşanan istikrarsızlıklar, çatışmalar ve savaşa dönüşen gelişmelerin giderek artan risk ve tehdit gerçeğini açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ne kadar gerekli ve stratejik olduğunun bir kez daha görüldüğünü ifade etti. Bakan Güler, "Nitekim, İran ile İsrail ve ABD arasında yaşanan gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesi, bölgemizi yeni bir ateş çemberine sürüklemiştir. Savaşın genişlediği güvensizliğin sürekli yayıldığı bir coğrafyada Türkiye, çatışmanın değil barışın ve sağduyunun tarafında yer almakta, istikrar adası olarak güvenliğin merkezi olma konumunu sürdürmektedir. Bu güçlü konum, etkin ve saygın askeri kapasitemizle birlikte yerli ve milli savunma sanayimizin genç ve dinamik nüfusumuzun gelişen ekonomimizin en önemlisi de devlet millet dayanışmamızın ürettiği bir neticedir. Ülkemiz müzakere masalarında etkin çözümler üreten sahada caydırıcılığı hissedilen bulunduğu her coğrafyada güven veren bir ülkedir. Bizim önceliğimiz, daha fazla felakete yol açmadan karşılıklı saldırıların durdurulması yeniden diyalog ve diplomasi kanallarının açılmasıdır. Bu tutumumuzla birlikte İran’dan Lübnan’a geniş bir alanda etkisini gösteren çatışmaları yakından takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmeden her gelişmeyi ülkemizin çıkarları doğrultusunda dikkatle analiz ediyoruz. Esasen, önleyici ve stratejik esaslara dayalı savunma güvenlik politikamız doğrultusunda, sadece bu süreçte değil önceden beri her türlü kriz ve tehdit durumuna uygun hazırlıklarımız bulunmaktadır. Son gelişmelere göre de karada havada denizde sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık. Ülkemizin hak ve menfaatlerini her şartta korumaya milletimizin güvenine layık olmaya yönelik azmimiz kudretimiz ve kararlılığımız tamdır. Bu noktada kahraman ordumuzun sahip olduğu yüksek kabiliyet, disiplin ve fedakarlık ile yüksek teknolojik donananım ve milletimizin sarsılmaz desteği en önemli güvencelerimizdir" şeklinde konuştu.
Güler, Türkiye’nin savunma sanayi başta olmak üzere ekonomi, altyapı, ulaştırma, sağlık ve turizm gibi birçok alanda önemli gelişmeler kaydettiğini belirterek, şunları söyledi:
"Yapılan yeni yollarla hastanelerle okullarla sosyal yatırımlarla şehirlerimizin çehresi değişmekte gelişimi hızlanmaktadır. Esasen şehirlerimizin kalkınması üretim kapasitelerinin artması ve gençlerimizin geleceğe umutla bakabilmesi Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen eser ve hizmet siyasetinin temelini oluşturmaktadır. Bu şekilde Türkiye Yüzyılı hedeflerimize adım adım yaklaşırken her bir şehrimiz de kendi potansiyeliyle bu kutlu yürüyüşümüzün ayrılmaz bir parçası olmaktadır. Teşkilatlarımız da bu konuda kendi bölgelerinde önemli sorumluluklar üstlenmektedirler. Şunu özellikle belirtmeliyim ki il ve ilçe teşkilatlarından kadın ve gençlik kollarına kadar her kademede görev alan teşkilat mensuplarımızın, eser ve hizmet siyasetini en doğru şekilde milletimize anlatması, vatandaşlarımızın beklentilerini ve isteklerini de dikkatle takip ederek çözüm yollarını aramaları ve dertlerine derman olmaya çalışması hayati önemdedir. Şüphesiz bu konuda ortaya konacak samimi gayretler millet ve devlet arasındaki güçlü bağı daha da pekiştirecektir. Bu düsturla çalıştığını görmekten memnuniyet duyduğum sizlerin bundan sonra da durmadan yorulmadan gayret göstererek daha fazla insanımıza dokunacağınıza ülkemize hizmet etmek için büyük bir şevkle çalışmalarınıza devam edeceğinize yürekten inanıyorum. Bizler de Muş’umuzun daha fazla kalkınması hak ettiği refaha ulaşması ve ihtiyaç duyduğu tüm yatırımları alması noktasında şehrimizin yani sizlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz. Malazgirt’ten bugüne taşıdığı milli ruhla Türkiye’nin birlik ve kardeşlik yürüyüşünde önemli bir yere sahip olan bu güzel şehir, bundan sonra da büyük ve güçlü Türkiye yolculuğunun en güçlü destekçilerinden biri olacaktır."
Güler, programın ardından kent merkezinde esnafı ziyaret ederek vatandaşlarla bir süre sohbet etti ve taleplerini dinledi. Programa, belediye başkanları, meclis üyeleri ve partililer katıldı.
Haber Kaynak : İHA
Anahtar Kelimeler:
bakan
güler:
"türkiye
çatışmanın
değil
barışın
ve
sağduyunun
tarafında
yer
almaktadır"









