Tarih: 14.02.2026 10:08
Zor denilen ameliyat Van’da başarıyla yapıldı
VAN (İHA) – Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, İstanbul ve Ankara'da yüksek riskli görülerek korkutulan iki hastayı Van'da başarıyla ameliyat ederek sağlığına kavuşturdu.
Ağrılı olup uzun yıllardır İstanbul'da yaşayan 53 yaşındaki Neriman Kılıç ile Hakkarili 51 yaşındaki Şükriye Açar da İstanbul ve Ankara'da hastane hastane gezdikten sonra Prof. Dr. Halil Başel'e ulaştı. Gittikleri hastanelerde 'felç kalırsın, masada kalırsın' gibi ifadelerle korkutulan hastalar, Prof. Dr. Başel'in ikna çalışmaları sonucu yapılan operasyonla sağlıklarına kavuştu.
"En büyük eforumuz ameliyattan ziyade hastayı ve ailesini ikna etmek oldu"
İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Halil Başel, özellikle büyük şehirlerde hastaların gereğinden fazla korkutulduğuna dikkat çekerek, "İlk hastamız Neriman Hanım aslında Ağrılı ancak uzun süredir İstanbul'da yaşıyor. Yaklaşık 4–5 ay önce kendisine glomus tümörü tanısı konulmuş. Bu süreçte maalesef hastamız fazlasıyla korkutulmuş. Ameliyatın muhtemel komplikasyonları sürekli anlatılmış. Gittiği her hekim farklı tetkikler istemiş; anjiyolar, biyopsiler yapılmış. E-Nabız üzerinden kayıtlarını incelediğimde, hastaya yapılmaması gereken pek çok işlemin yapıldığını gördüm. Tümör 6 santimetre büyüklüğündeydi. Açıkçası en büyük eforumuz ameliyattan ziyade hastayı ve ailesini ikna etmek oldu" dedi.
"Felç kalırsın denilmiş, masada kalma korkusu yaşatılmış"
Hastanın ve ailesinin ciddi bir psikolojik baskı altında Van'a geldiğini belirten Başel, süreci şu sözlerle aktardı:
"Bilinçli bir oğlu vardı. Bana, 'Hocam burada gittiğimiz hekimlerin hiçbiri sizin anlattıklarınızı söylemiyor, hep en kötü senaryolar anlatılıyor, biz çok korkuyoruz' dedi. En son çekilen bir film sonrası hastaya, 'Bu tümörü aldırırsan kesin felç olursun, masada kalma ihtimalin çok yüksek' denilmiş. Bu tür söylemler hastayı tamamen yıpratmış."
"Bir saatlik ameliyatla 6 santimlik tümör alındı"
Hastanın Van'a gelmesinin ardından sürecin hızlı ve başarılı ilerlediğini ifade eden Başel, "Hastamızı İstanbul'dan Van'a getirmek en zor aşamaydı. Geldikleri gün tetkiklerini yaptık, ertesi gün ameliyata aldık. Ameliyat yaklaşık bir saat sürdü ve 6 santimetrelik tümörü tamamen çıkardık. Allah'a şükür hiçbir komplikasyon gelişmedi. Bu tür ameliyatlarda bazen ses kısıklığı olur ama bu bile yaşanmadı. Hastamız taburcu aşamasına geldi" diye konuştu.
"Gözünü açtığında felç olmadığını görünce mutluluğu bize de yansıdı"
Ameliyat sonrası anları da paylaşan Prof. Dr. Başel, sözlerini şöyle tamamladı:
"Yoğun bakımda gözünü açtığında felç olmadığını fark etti ve çok mutlu oldu. Onun bu mutluluğu bizleri de son derece mutlu etti."
"Bize 'felç olursun' dediler"
Ameliyat sonrası konuşan Neriman Kılıç ise yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
"Çok hastane gezdim. Bana 'felç kalırsın, konuşamazsın' dediler. Aylarca çok kötü günler geçirdim. Halil Hocayı bulduk, tümörümü başarılı bir şekilde çıkardı. Allah razı olsun."
Neriman Kılıç'ın eşi Kıyasettin Kılıç ise "İstanbul'da yüzde 100 felç riski dediler. Önce Allah'a, sonra Halil Hocaya güvendik. Ameliyat çok başarılı geçti" ifadelerini kullandı.
Hakkari'den Ankara'ya, oradan Van'a umut yolculuğu
Prof. Dr. Halil Başel, ikinci hastanın ise Hakkarili 51 yaşındaki Şükriye Açar olduğunu belirterek, "Hakkari'de ameliyat yapılamaz denilerek Ankara'ya yönlendirilmiş. Orada da hastane hastane gezmişler. Bir yakınının tavsiyesiyle bize ulaştılar. Tümörü büyük ve iki taraflıydı. Hastayı Van'a aldık ve başarılı bir operasyon gerçekleştirdik. Yarın taburcu etmeyi planlıyoruz" dedi.
"Bizi çok korkuttular ama şimdi çok mutluyuz"
Şükriye Açar da, Ankara'ya kadar gittiğini belirterek, "Onlarca doktora gittim. Beni çok korkuttular. 'Masadan kalkamazsın' dediler. Halil Hoca tümörümü çıkardı, hiçbir sıkıntı yaşamadım. Önce Allah, sonra hocamdan razıyım" şeklinde konuştu.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —