Washington-Tahran hattında gerilim tırmanıyor. ABD Başkanı Trump'ın İran ile nükleer müzakerelere 1-2 ay süre tanıdığı iddia edilirken, askeri seçenek masada duruyor. Netanyahu ile yapılan kritik zirvenin ardından diplomasi trafiği hızlandı.
Washington'dan Kritik Adım: Süre Sınırı Getirildi
Washington-Tahran arasındaki nükleer müzakerelerde kritik bir gelişme yaşanıyor. Diplomasi çevrelerinde dolaşan iddialara göre, ABD Başkanı Donald Trump İran ile yürütülen görüşmelere yalnızca 1 ila 2 aylık bir süre tanıdı. Al-Monitor'un gündeme taşıdığı bu iddia, bölgedeki gerilimin yeniden tırmanabileceği endişelerini artırdı.
Trump'ın askeri seçeneği masada tutarken diplomasiye kısa bir şans vermek istediği belirtiliyor. Konuya ilişkin resmi bir doğrulama gelmezken, Trump'ın gazetecilere yaptığı "Sanırım önümüzdeki ay içinde. Hızlı bir şekilde gerçekleşmeli" açıklaması dikkat çekti.
Netanyahu-Trump Görüşmesi: 3 Saatlik Maraton
Gergin diplomasi ortamında, ABD Başkanı Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Beyaz Saray'da üç saat süren kritik bir görüşme gerçekleştirildi. Axios'un aktardığı bilgilere göre, iki lider İran'a yönelik baskının artırılması konusunda ortak zemin buldu.
ABD ve İsrail planının merkezinde İran'ın Çin'e yaptığı petrol satışları yer alıyor. İran'ın petrol ihracatının yüzde 80'inden fazlasının Çin pazarına gittiği bilinirken, bir ABD'li yetkili "İran'a karşı, örneğin Çin'e petrol satışları gibi konularda, maksimum baskı uygulama kararı aldık" ifadelerini kullandı.
Hedef Aynı, Yöntem Farklı: Trump-Netanyahu Ayrışması
Trump ve Netanyahu, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmaması gerektiği konusunda hemfikir olsa da bu hedefe hangi yolla varılacağı konusunda görüş ayrılığı yaşıyor. Netanyahu'nun İran'la iyi bir anlaşmanın mümkün olmadığını ve Tahran'ın imzalayacağı bir anlaşmaya bağlı kalmayacağını söylediği iddia edildi.
Trump'ın ise müzakere seçeneğini açık tutarak "Mümkün olup olmadığını göreceğiz. Bir deneyelim" dediği aktarıldı. Bu ayrışma, İran politikasında farklı yaklaşımların devam ettiğini gösteriyor.
Diplomasiye Kısa Süre: "Bir veya İki Ay"
Netanyahu'ya yakın bir kaynağın Al-Monitor'a yaptığı açıklama, Trump yönetiminin müzakerelere sınırlı bir süre tanıdığını doğrular nitelikte. Kaynak, "Bildiğimiz kadarıyla Trump, müzakerelere bir şans vermeye karar verdi. Bir ya da iki aylık bir süreden bahsediyorlar" ifadelerini kullandı.
Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Jared Kushner'ın da İran'la kapsamlı bir anlaşmanın zor olduğu görüşünde olduğu belirtiliyor. İkilinin müzakerelerin süreceğini ancak sert bir tutum izleneceğini dile getirdiği öne sürüldü.
İran'dan Uzlaşma Sinyali: "Top Amerika'nın Sahasında"
Diplomatik gerilim sürerken İran'dan dikkat çekici bir açıklama geldi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht-Revançi, ABD'nin yaptırımların kaldırılmasını masaya yatırması halinde nükleer anlaşma için uzlaşmaya açık olduklarını söyledi.
"Top Amerika'nın sahasında" diyen Taht-Ravançi, "Eğer samimilerse anlaşma yoluna gireceğimizden eminim" ifadelerini kullandı. İran tarafı, uzlaşma işareti olarak yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumu seyreltme teklifini de gündeme getirdi.
Cenevre Görüşmeleri: İkinci Tur Başlıyor
ABD ile İran arasında Şubat ayı başında Umman'da dolaylı görüşmeler yapılmıştı. Taht-Ravançi, ikinci tur görüşmelerin Salı günü Cenevre'de gerçekleşeceğini doğruladı. İlk temasların "az çok olumlu yönde" ilerlediğini söyleyen yetkili, sürecin erken aşamada olduğunu kaydetti.
Trump da Umman'daki temasları "olumlu" olarak nitelendirmişti. Ancak ABD tarafı sürecin ağır ilerlemesinden İran'ı sorumlu tutuyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Trump'ın bir anlaşmayı tercih ettiğini ancak bunun "çok zor" olduğunu dile getirdi.
Körfez Dengeleri ve Askeri Seçenek
Trump'ın İran'a karşı askeri seçeneği gündemde tutarken bölge ülkelerinin tutumunu da hesaba kattığı belirtiliyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman ve Mısır'ın pozisyonlarının Washington'ın stratejisinde önemli rol oynadığı ifade ediliyor.
Diplomatik bir kaynak, "İran'daki rejimi devirmenin en iyi yolu saldırmak değil, baskıyı sürdürmektir. Yaptırımları artırın" görüşünü paylaştı. Washington ile Tahran arasındaki temaslar kritik bir zaman dilimine girerken, bölgedeki askeri hareketlilik ve diplomasi trafiği eş zamanlı ilerliyor.