Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin küresel piyasalarda petrolü 140-150 dolar bandına taşıması halinde, Türkiye'de akaryakıt fiyatlarının 100 liraya yaklaşabileceği uyarısında bulundu. Karataş, mevcut pompa fiyatlarının devlet desteğiyle dengelendiğini ve dünya maliyetlerinin ikiye katlanması durumunda üç haneli rakamların görülebileceğini açıkladı.
Petrol Fiyatlarındaki Sıçrama Pompayı Nasıl Etkiler?
Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, TGRT Haber'de yaptığı değerlendirmede, Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarının dünya petrol fiyatlarındaki olağanüstü artışlara karşı savunmasız olduğunu vurguladı. Karataş, "Şu anki pompa fiyatları, petrolün varil başına 75-80 dolar seviyelerinde olduğu bir maliyete karşılık geliyor. Aradaki fark devlet tarafından karşılanıyor. Ancak dünyada petrol fiyatları 140-150 dolar bandına fırlarsa, mevcut benzin fiyatı otomatik olarak iki katına çıkacaktır. Bu durumda pompa fiyatlarının üç haneli rakamlara, yani 100 liraya ulaşabileceğini söyleyebiliriz" ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı Gerilimi ve Çoklu Küresel Kriz Riski
Karataş'ın uyarıları, İran-İsrail gerilimi nedeniyle kritik bir petrol geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizliklerin gölgesinde geldi. Uzmana göre, risk sadece petrolle sınırlı değil. Yaşanabilecek bir kriz domino etkisi yaratarak gıda, gübre ve sanayi üretimini de vuracak. Karataş, "Her türlü risk var: Gıda riski, petrol kıtlığı riski, doğalgaz kıtlığı riski... Hürmüz'den geçen enerjinin %80'i Asya'ya gidiyor. Eğer bu savaş uzun sürerse, 2022'de Avrupa'nın Rusya'ya bağımlılığında yaşanan krizin benzerini Uzakdoğu ülkeleri yaşayacak. Gübre, kimyasal ve petrokimya ürünleri de işin içine girecek. Çoklu bir kriz yaşayacağız" dedi.
Türkiye'nin Enerji Arz Güvenliğindeki Güçlü Konumu
Tüm bu küresel fırtınaya rağmen, Türkiye'nin son yıllarda izlediği stratejik politikalar sayesinde nispeten güvenli bir pozisyonda olduğu belirtiliyor. Altuğ Karataş, 2016'da başlatılan Milli Enerji ve Maden Politikası'nın meyvelerini verdiğini söyledi. Türkiye'nin beş LNG terminaliyle tedarik kaynaklarını çeşitlendirdiğini, Avustralya, ABD, Cezayir ve Katar'dan gaz alabildiğini hatırlatan Karataş, "Türkiye'nin enerji kıtlığı çekme riski yok" diye konuştu.
Ayrıca, Irak-Türkiye boru hattının devreye girmesi ve Sakarya Gaz Sahası'ndaki yerli üretimle önemli bir bağımsızlık kazanıldığına dikkat çekti. Karataş, "Kendi doğalgaz üretimimizin %78'ini Sakarya'dan elde ediyoruz. 2028 sonunda üretimi 500 bin varile çıkaracağız. Bu, tüketimin yarısını kendimiz karşılayacağımız anlamına geliyor" açıklamasını yaptı.
Türkiye, Avrupa İçin Bir "Umut Merkezi" Haline Geliyor
Küresel enerji haritasının yeniden şekillendiği bu dönemde, Türkiye'nin Avrupa için de stratejik bir role büründüğü vurgulanıyor. Karataş, "Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda, Avrupa'nın erişemeyeceği doğalgaza alternatif olarak Türkiye, LNG terminalleriyle Avrupa'ya transfer yapabilir. Bu, Avrupa'nın umudunun Türkiye olacağını gösteriyor. Türkiye, yeni bir enerji merkezi olma yolunda ilerliyor" değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: Türkiye Gazetesi