Yazı Detayı
09 Ağustos 2018 - Perşembe 13:50
 
Kanunlar ve Vicdan
Zübeyde DOĞRUÖZ KUL
aleyna6583@hotmail.com
 
 

 

Hepimiz Giresun da eşine ilaç yazdırmak için kendini heder eden amcayı biliyoruz. Bu konu ile ilgili bir kaç  sözüm olacak.   

 

Bizim işimiz sağlık: Bireylerin sağlığı, toplumun sağlığı, doğmamış bebeğin sağlığı, ölmek üzere olanın sağlığı... Bizlerin meslek yaşantımızda neler neler çektiğine dair bilgisi olan az  ama her ne hikmetse fikri olan çok.

 

Size sormak isterim: Bankaya gidip -yaşınız kaç olursa olsun,kim olursanız olun- başkasının hesabından para çekebilir misiniz? Adliyeye başvurup başkasının adına dava açabilir misiniz? Noterden, PTT'den, nüfus dairesinden başkasına ait işlem yaptırabilir misiniz? Evet diyorsanız, yazının geri kalanını okumanıza gerek yok, kolay gelsin,hayatta başarılar dilerim. Hayır diyorsanız ben devam ediyorum. Siz hiç hastaneye başvurup reçete yazdıran bir şahsın SGK tarafından arandığını ve "bu reçeteyi doktor sizi görerek mi yazdı?"  diye sorulduğunu biliyor musunuz? Eğer hatır işi ile reçete yazıldıysa yazan hekimin cezalandırıldığını biliyor musunuz? Ya da hastaneden giriş yaptıran ama hastanede olmayan bir şahsın dışarıda başka bir suç işleyip, hastane kaydını delil olarak sunduğuna dair örnek duydunuz mu ? Siz vefat eden bir şahsın yakınlarının eczaneye ilaç borçlarını kapatmak için hastane kaydıyla reçete yazdırdığını ve merhametini ortaya koyan hekimin mahkemelerde süründüğünü biliyor musunuz?

 

Bizler sizin gözünüzde SÖZDE çok para kazanan devlet memurlarından mı ibaretiz öyle mi ? 

 

Biz doktorlar devletin bize verdiği sorumluluğu yerine getirip olmayan hastaya ilaç yazmıyoruz. Sözkonusu şahsa ilacını nasıl temin edebileceğini defalarca anlatılmıştır.  Ama merhum artık nasıl bir ruh haline büründüyse işini yasadışı yollardan halletme gayretiyle tek derdi hastalarını muayene etmek olan doktor hanımın muayene odasını zaptetmiştir. Elindeki cisim baston değil de yakın zamandaki örnekte olduğu gibi kaldırım taşı mı olmalıydı sizi ikna edebilmemiz için? Kafamıza mermi, karnımıza bıçak mı yemeliyiz bizi anlamanız için ? Doktor Özlem hanım yine devletin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak görevi başında iken uğradığı sözlü şiddete yönelik beyaz kod verdi ki : beyaz kod Bakanlığın çalışanlarına görev sırasında her hangi bir sıkıntı olduğunda bildirmeleri için açtığı bir şikayet hattıdır.  beyaz kodda YAŞ SINIRI yoktur . Suçun yaşı yoktur. Suçun kimliği yoktur, dili yoktur, ırkı yoktur, rengi yoktur. Hak vardır, hukuk vardır, kanun vardır. Kendi kurallarıyla kendi adaletini sağlamaya çalışan insanlarla nereye varabiliriz.

 

Sizleri sağlığınız için gecesini gündüzüne katan biz hekimler konusunda daha özenli ve dikkatli düşünmeye   davet ediyorum. Ufak bir inceleme yaparsanız göreceksiniz ki uzmanlık sınavı sonucunda gitgide hasta görmeyen branşlar gözde haline gelmektedir.  Bu barış sağlanmaz ise üzülerek söylüyorum:  sağlığınızı aktarlarda, çıkıkçılarda, üfürükçülerde arayacaksınız, bunu bilmenizi isterim.

 

Sizi Türkiye'nin sosyokültürel olarak en yüksek şehri olan İzmir'in sizin seçtiğiniz herhangi bir hastanesinde bir gün geçirmeye davet ediyorum. Keşke hasta mahremiyeti kavramı olmasaydı sizleri poliklinikte misafir edebilseydik. Göreceksiniz ki İzmir'de dahi "doktorlar çok haklıymış" diyeceksiniz.

 

Son olarak hepimiz insanız. Hatamız da olur yanlışımızda ama yanlış başka bir yanlışla düzeltilmez yada hata başka bir hata ile. Birbirimizi anlamak, sevmek ve destek olmak zorundayız . Bu ülke de bizim, bu sağlık sistemi de ,bu vatandaş da. Bırakın doktorlar işini bildiği gibi yapsın. Onlardan mucize beklemeyin. Onlar ne Tanrı ne de sihirli asaları var. Bilgileri doğrultusunda işini yapmaya çalışan birer insan hepsi.

 

Dr özlem hanım göreve iade edilmiş ve bakanlığımız kurallara uygun çalışan ve devletin hakkını savunan memuruna sahip çıkmıştır. Bu anlamda teşekkür ederiz.

 

Saygılarımla.

 

 
Etiketler: Zübeyde Doğruöz Kul, Kanunlar ve Vicdan, Van Postası Yazıları
Yorumlar
Haber Yazılımı